Suffa Davet
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Yılbaşı kutlamalarının İslam daki Yeri

Yılbaşı kutlamalarının İslam daki Yeri

Tarih 22 Aralık 2012, 21:01 Editör Abdullah

Günümüzde Müslüman toplumların başına gelen en büyük musibetlerden biri de hiç şüphesiz Yahudi Hıristiyan ve diğer kâfir toplumlardan oluşan insanlara uymaları onlara benzemeleri ve onları örnek almalarıdır.

Yılbaşı Kutlamalarının İslam’daki Yeri

 

Hamd, bizleri yaratan ve bizlere rahmetiyle muamele yapan Alemlerin Rabbi Allah’a dır. Salât ve selâm, peygamberlerin sonuncusu, Müminlerin rehberi ve önderi Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) ailesinin, sahabesinin ve kıyamete kadar onları dost edinenlerin üzerine olsun.

 

Allah’a ve Resulüne İman eden değerli İslam kardeşim!

 

Günümüzde Müslüman toplumların başına gelen en büyük musibetlerden biri de hiç şüphesiz Yahudi, Hıristiyan ve diğer kâfir toplumlardan oluşan insanlara uymaları, onlara benzemeleri ve onları örnek almalarıdır.

 

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem) ümmetinin birçoğunun onları takip edeciğini ve örnek alacağını bildirerek şöyle buyuruyor: “Sizden öncekilerin yolunu takip edeceksiniz. Onlar, kertenkele deliğine girse siz de peşlerinden gireceksiniz.” Sahabîler: “Ey Allah’ın Rasûlü, Yahudi ve Hıristiyanları mı kastediyorsun?” diye sorunca Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem) :“Ya kim olacak?” buyurmuştur.[1]

   

 “Kâfirlere benzeme ve onları örnek alma” konusunun en yaygın örneklerinden biriside, şu satırlarda ele aldığımız “yılbaşı (noel) kutlaması”dır. Yılbaşı (noel), Hıristiyanların İsa (aleyhisselam)ın doğum gününe delalet eden bu günün adıdır. Onlar bu günü salt bir kutlamadan daha öte dini bir bayram ve tören olarak görmektedirler. Onlar bu günün Allah katında kutsal bir gün olduğuna inanarak, bu günü adeta kendilerine göre bir ibadet gibi kabul ederler. Yediden yetmişe kadın, erkek, yaşlı, genç, büyük, küçük demeden toplu bir şekilde haddi aşarak sabaha kadar kutlarlar. İsa (aleyhisselam) ın İlah olduğunu kabul ettiklerinden dolayı bu günü kutlamayı da ilahlarına karşı gerekli bir amel kabul ederler. Hal bu ki Yüce Allah onların bu inancını inkâr ederek onların kâfir olduklarını açık bir şekilde bildirmiştir.

 

“Şüphesiz ‘Allah, Meryem oğlu Mesîh’dir.’ diyenler, andolsun ki kâfir olmuşlardır.”[2]

“Andolsun ‘Allah, üçün üçüncüsüdür.’ diyenler kâfir olmuşlardır.”[3]

 

Onlar, bu uydurma bayramlarını kutlamakta ve İsa (aleyhisselam)’a iftira etmektedirler ki oysa İsa (aleyhisselam), onlardan doğu ile batı arası kadar uzaktır. Zira onlar, bu bayramda sadece İsa (aleyhisselam) bu günde doğma sevincini kutlamak değil, hem İsa (aleyhisselam)’ın, hem de diğer peygamberlerin şeriatlarıyla hiçbir ilgisi olmayan çok çirkin ve kötü işler yapmaktadırlar. Çoğu zaman kadın erkek karışık yılbaşı partileri düzenlemekte, müzikler eşliğinde dans etmekte, içki içmekte ve daha burada sayamayacağımız pek çok çirkin işler yaparak haddi aşmaktadırlar. Bütün bunları da güya İsa (aleyhisselam)’ı sevdikleri için onun doğumunu kutlama adına yaparlar. İsa (aleyhisselam)ise bu yaptıklarının tümünden uzaktır ve beridir. Onların ne kendilerini ne de yaptıkları o fahiş amelleri kabul etmeyeceği gibi onlardan razı da olmaz.

 

Gelelim adları Ahmet, Muhammet, Hasan, Hüseyin olan Müslümanların, İslam ile hiçbir alakası olmayan hatta İslam’ın yasakladığı bir amel olan yılbaşı (Noel) kutlamalarını yapmalarına.

 

Ne yazık ki günümüzde kendisini İslam’a nispet eden, küçük büyük her konuda, hatta bu küfür içerikli sahte bayramlarında bile Yahudi ve Hıristiyanlara uyan milyonlarca Müslüman var. Üstelik cehaletleri sebebiyle de uygarlığın ve ilerlemenin, her konuda Yahudi ve Hıristiyanlara uymakla mümkün olacağını iddia etmektedirler.

 

Oysa Yüce dinimiz İslam’ın temel esaslarından biri de Allah Teâlâ’nın şeriatından sapan herkese muhalefet etmek, onlardan farklı olmaktır. Yani bir Müslüman, gücü yettiğince onların tahrif olmuş şeriatlarında, geleneklerinde, bayramlarında, hatta giyim kuşamlarında, yeme içme tarzlarında, konuşma üsluplarında, kısaca bütün hal ve hareketlerinde onlara muhalefet etmeli, bu konularda onlardan farklı olmalıdır.

 

Soruyorum size! Allah’ın elçisi, Resulü, son Nebisi ve bizimde Peygamberimiz olan Muhammed’e  (sallallahu aleyhi ve selem) karşı aşağılayıcı karikatürler çizen, alçaltıcı sözler sarf eden, hakaret edici videolar ve filimler yapan bu Hıristiyan Âleminin bayramını kutlamak hangi İslam’a ve hangi Müslümanlığa yakışır?

 

İslam’ın ve Müslümanların takviminin yerine Hıristiyanların takvimini kullanarak İslam’a muhalefetimiz yetmiyormuş gibi tutup birde Hıristiyanların yılbaşını (Noel’ini) kutluyoruz. Hem de Hıristiyanların kutladığı ve haddi aştığı gibi.

 

Müslümanların Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem) ‘in hicretini esas alan hicri takvim yerine İsa (aleyhisselam)’ın doğumunu esas alan miladi takvimi kullanması tek başına ele alındığında sakıncasız görülebilir. Ancak Noel ve yılbaşı kutlamaları; içki ve fuhşu teşvik edip, rezalete, sefalete, cinnete ve cinayete teşvik ettiği, israfın ve iflasın müsebbibi olduğu için, insanı insanlık tahtından indirip hayvani bir seviyeye düşürdüğü ve alçak bir hayatın etkeni kıldığı için, insanı değerli vasıflardan ayırıp Hakk’ın ve halkın nazarında kötü ve çirkin kıldığı için, yine içkinin kontrolü altına giren insana herkesin gözü önünde her türlü aşağılığı işlettiği, edep ve hayâ duygularının yok olmasına, birçok fazilet müesseselerinin yıkılmasına sebebiyet verdiği için ve daha bizim bildiğimiz bilmediğimiz nice nice rezaletin işlendiği bir gece olması hasebiyle yüce dinimizin esaslarına, toplum hayatına, akla ve mantığa, edep, hayâ ve ahlak müesseselerine tamamen zıttır.

Toplumumuzda sosyal ve dinsel tahribata yol açtığı ve yeni yetişen gençlerimizi kendi öz değerlerinden ve geleneklerinden koparıp Batı kültürünü empoze ettiği, çocuk ve gençlerimizin Rasulullah’ı (sallallahu aleyhi ve selem)  değil Noel Baba’yı konuştuğu, Noel Baba’nın kendisine inanmayanlara hediye bırakmayacağı saçmalıkları almış başını gidiyorken, kırtasiyelerde ve diğer alışveriş merkezlerinde Noel Baba oyuncakları su gibi satılır hale gelmişken ve hatta bazı okullarda yılbaşı kutlamaları yapılırken bizim bunlara gözümüzü kapatmamız, bunları masum olaylar olarak görmemiz mümkün değildir.

Ey Muhammed’in Ümmeti!

İşte böyle bir gece, biz Müslümanlara hayat dakikalarının ve günlerinin tükenmekte olduğunu ve geride geçen günlerin ve senelerin nasıl geçtiğini düşünmemizi hatırlatmaktan, geçen yılın muhasebesini yapmak ve yeni yılda güzel hedefler ortaya koymaktan başka hiçbir şeyi yapmaya teşvik edici olmamalıdır. Bu gece müminin içini sızlatmalı, kalbini ürpertmelidir ki “nasıl olurda aynı mahallede, aynı apartmanda oturduğum komşuma engel olamadım diyerek düşünsün.

Bir müminin bu gece niyetiyle normal günlük yaşayışına ilaveten en küçük bir değişik davranışta bulunması iman, inanç ve itikat noktasından büyük tehlike arz etmektedir. Bu sebeple şuurlu mümine bu gecede düşen vazife; yemesinde ve içmesinde, giyim ve kuşamında en küçük bir değişiklik yapmayıp, sadece Ümmet-i Muhammed’in bu gecenin şerrinden, zulmetinden emin olmaları ve hakiki iman ve hidayet üzere hayatlarını tamamlamaları için Cenab-ı Hakk’a çokca dua ve iltica etmektir.

Biz bu ümmetin bir ferdi olduğumuz için, ilk önce kendi nefsimize sonrada Müslüman kardeşlerimize her türlü nasihati boynumuzun borcu bilerek Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem) in konu ile alakalı ümmetine yaptığı bazı nasihatleri yazmak istiyoruz.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem): “Kim, bir kavme benzemeye çalışırsa o, onlardandır.” buyurmuştur.[4] Bu hadiste, Müslüman olmayanlara benzeme konusunda büyük bir tehdit söz konusudur. Kim, muttakilere ve Salihlere benzemeye çalışırsa o, onlardandır. Kim de Yahudi, Hıristiyanlara benzemeye çalışırsa o da onlardandır.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem):  “Bizden başkasının yoluyla amel eden, bizden değildir.” buyurmuştur.[5] Buna göre Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem)’in yolunu terk edip de Yahudi ve Hıristiyanların yoluna uyan, böylece İslam’ı bırakıp Hıristiyanlığı tercih etmiş olan kimsenin İslâm’la hiçbir alakası kalmaz. İsterse İslâm’a bağlı olduğunu söylesin ve Müslüman ismi taşısın, fark etmez.

Yüce Allah, kâfirlerin batıl âdet ve geleneklerine muhalefet eden müminlerden övgüyle bahsetmiş ve şöyle buyurmuştur: “Onlar ki ‘zûr’a şahitlik etmezler, boş söz ve işlere rastladıklarında vakar ile geçip giderler.”[6] Müfessirlerin, tabiinden ve taba-i tabiinden olan selef imamlarının çoğu, ayette geçen “zûr” kelimesinin “müşriklerin bayramları” anlamına da geldiğini söylemişlerdir. Buna göre ayet, “müşriklerin bayramlarına katılmazlar” anlamına gelmektedir.

 

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem) bir bayram günü: “Her toplumun kendine ait bir bayramı vardır, bizim bayramımız ise bugündür.” buyurmuştur.[7] Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem), Medine’ye geldiğinde onların eğlendikleri iki gün olduğunu gördü ve: “Bu iki gün de neyin nesi?” diye sordu. Onlar da: “Biz, cahiliye döneminde bu iki günde eğlenirdik.” dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem): “Allah, size bu iki günün yerine onlardan daha hayırlı olan Kurban bayramı ve Ramazan bayramını verdi.” buyurdu.[8]

Bunlarla beraber kâfirlere benzemenin ümmetin üzerinde başka kötü etkileri de vardır. Bunlardan biri o gece televizyondaki tüm kanallara insanı fesada ve şehvete sürükleyen ahlaksız programlar ve diziler koymuşlar, o gece diskoteklere,barlara ve eğlence merkezlerine gitmeyen insanları da bu şekilde saptırarak kandırmışlardır.

Yine ümmet üzerindeki en kötü zararlarından biriside, bu bayramlarda çocuklar için hazırlanan oyun, eğlence, elbise, yiyecek, vb. diğer etkenlerle Müslümanların evlatlarının, kâfirlere ait bu bayramlara karşı sevgi ve özenti besleyerek yetiştirilmeleridir.

 

Ne yazık ki üzülerek belirtmek istiyorum, halkının yüzde doksan dokuzunun Müslüman olduğu bu ülkede ise, hicri yılbaşı ile alakalı herhangi bir bayram veya hatırlatma söz konusu değilken, Kâfirlerin Noel bayramlarını daha iyi kutlaya bilmeleri (daha rahat haddi aşmaları) için ertesi günü tatil ilan edilmiştir. Bununla da kalmayarak, o gece insanlar daha rahat eğlensinler, daha rahat sarhoş olsunlar, daha rahat içki komasına girsinler ve sabaha kadar aralıksız haddi aşarak isyan etsinler diye belediyesinden tutun tüm hizmet ekibini artı vardiya koyarak sabaha kadar çalıştırırlar. Sarhoşlar evlerine rahat gitsinler diye merkezi yerlere gece boyu durmadan sabaha kadar çalışan otobüsler koymuşlar. İçki komasına girecek olanları hastanelere yetiştirmeleri için tüm Ambulansları o bölgelere seferber ederek hazır bekletirler. Sizce bunlar bir kavme benzemek değil de nedir?

 

Ey Muhammed’in Ümmeti!

 

Eşlerinizi, çocuklarınızı ve aile efradınızı yılbaşı (Noel) ve buna benzer İslam’la bağdaşmayan tüm kutlamalardan, bayramlardan ve törenlerden koruyun. Onlara bu tip bayramların ve kutlamaların Kâfirlere ait olduğunu, bunlara katılmanın İslam tarafından yasaklanmış olduğunu ve onlara benzemenin her türlüsünü Yüce Allah’ın yasakladığını anlatın. Aksi takdirde kıyamet günü yakanıza yapışacaklardır. 

 

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem) şöyle buyurmuştur: “İnsanlar, kötülüklerin işlendiğini görürler de bunları değiştirmeye çalışmazlarsa Allah’ın, katından bir ceza ile onları kuşatması pek yakındır.”[9] 

 

Bir başka hadiste ise Rasulullah (sallallahu aleyhi ve selem): “Bir toplumun gözü önünde günahlar işlenir de onlar da bu günahları işleyenlerden daha güçlü ve onlara engel olmaya muktedir oldukları halde bu durumu değiştirmezlerse Allah Teâlâ, onları katından bir ceza ile kuşatıverir.” buyurmuştur.[10]

 

Konu ile alakalı İbni Kayyım (rahimehullah) şöyle demektedir: “Kâfirlerin, kendilerine ait olan küfür içerikli dinî törenlerini tebrik etmek, âlimlerin ittifakıyla haramdır; onların bayramlarını tebrik ederek: “Bayramın kutlu olsun” vb. demek gibi… Bu sözü söyleyen kişi, küfre düşmekten kurtulsa dahi bu yaptığı yine de haramdır. Zira bu, bir Hıristiyan’ın Haç’a secde etmesini kutlamakla aynı konumdadır. Hatta bu, Allah katında, bir kimseyi içki içmek, adam öldürmek, zina etmek vb. gibi bir günahtan dolayı tebrik etmekten daha büyük bir günahtır.[11]

 

Bu aktardığımız delillerden dolayı, yılbaşı gibi Hıristiyanlara ait bayramları kutlamanın ve onları bu bayramları dolayısıyla “Mutlu Noeller” veya “Mutlu yıllar” vb. demek suretiyle tebrik etmenin, İslam’a mensup olduğunu söyleyenlerin çoğunun içine düşmüş oldukları batıl bir yol olduğunu anlıyoruz.

 

Rabbimizden Ümmeti Muhammed’in uyanmasını, kâfirlere benzemekten ve onları örnek almaktan bizleri korumasını ve Peygamberimiz Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve selem) hakiki ümmet olabilmeyi bizlere nasip ve müyesser kılmasını istiyoruz.

Adem SÖZKESEN



[1] Buhârî, Müslim

[2]  Mâide, 17

[3] Mâide, 73

[4] Ebû Dâvûd

[5] Sahihu’l-Câmi

[6] Furkan, 72

[7] Buhârî ve Müslim

[8] Ebû Dâvud

[9] Tirmizî

[10] İbn Mâce.

[11] Ahkâmu Ehli’z-Zimme (1/205-206)

Bu haber 977 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Duyurular

Suriye Kurban Bayramı 16-10-2013

Suriye Kurban Bayramı 16-10-2013 Suriye Kurban Bayramı 16-10-2013

Arakan Kurban Bayramı 16-10-2013

Arakan Kurban Bayramı 16-10-2013 Arakan Kurban Bayramı 16-10-2013

KURAN DİNLE - OKU

KURAN DİNLE - OKU

MEKKE-MEDİNE

MEDİNE CANLI

MEDİNE CANLI

KABE CANLI

KÂBE CANLI

SORULARINIZ

Adı Soyadı :
Mail :
Konu :
Mesajın :

ANKET

Sitemizi Nasıl Buldunuz?




Tüm Anketler


Suffa Davet 2011